COVİD19 / BİR MASKELİ BALO VE ONUN SAHTE YÜZLERİ

 

 

Korona ( covid19 ) pandemisi ilk olarak ( resmi açıklamalardan bildiğimiz kadarıyla ) Çin’in Wuhan kentinde Aralık 2019’un son günlerinde ilk resmi vakalar görülmüş ve resmi ağızdan dünyaya açıklanmıştır. Türkiye de ilk resmi vaka açıklamasını 11 Mart 2020 tarihinde sağlık bakanı Sayın Fahrettin Koca tarafından açıklandı. Bu virüsün Aralık 2019 da Çin’de ortaya çıkıp, diğer virüslere oranla hızla yayıldığı bilinmesine rağmen, umre gibi bir ibadetin ve buna benzer yurtdışı aktivitelerin neden engellenmediği ve neden önlemlerin çok geç alındığı soruları akılları daha uzun süre meşgul edeceğe benziyor..

Yazımda “resmi” lafını mecburen çok defa kullanıyorum zira yayılan bu virüsün kesinlikle resmi açıklamaların çok öncesinde geliştiğini, yine açıklandığı gibi Çin’de hayvan pazarında yenilmek üzere satılan bir yarasanın bunun tek nedeni olmadığını, görünen bu olsa bile bu virüsün üretilerek önce Çin’de insanların yemesi , temasta bulunması muhtemel hayvanlara bulaştırılıp dolaylı bir yol izlenerek insanlar arasında yayıldığını düşünüyorum. Ayrıca virüsün 14 – 20 gün arası insan vücudunda kişinin her hangi bir belirtiyi anlayamadan varlığını sürdürüp, bu süre sonunda kişide ki bünyeye göre sıtma, ateş ve öksürük belirtilerini göstermesi ve virüsün daha çok yaşlıları etkilemesi oldukça manidar görünmektedir. Yine daha önce Çin’de yayılan Sars / domuz gribi , Suudi Arabistan’dan yayılan Mers gibi virüsler daha öldürücü olmakla beraber, kişilere bulaştıktan çok kısa sürede etkisini göstermesi ve yayılma niteliklerinin daha az olması sebebiyle bu derece küresel çapta pandemi etkisi yaratmamıştır.

Tüm bu bilgileri bir araya getirip düşündüğümüzde, elbette kimsenin elinde delil olmamasına rağmen covid19’un bir laboratuvar ürünü olduğu na dair şüphelerimiz yoğunlaşmaktadır.

Virüs, görüldüğü üzere en başta 65 yaş üstü yaşlıları ve zayıf bünyeli insanları hedef almıştır. Bu durumda covid19 ile tüm Dünya’da son on yıldır aşılamayan ekonomik durgunluk, sanal para, nüfus artışı, ekolojik bozulmalar gibi konular arasında ki bağlantıları aşağıda maddeler hâlinde inceleyelim..

• Dünya genelinde insan ömrünün 65 yaş üzerinde uzadığı çok açık ortadadır. Dünya genelinde ülkelerde ortalama emeklilik yaşı 50 – 65 arasıdır. Yine genel olarak düşündüğümüzde, bir işte çalışıp 60 yaşında emekli olup, ortalama 70 – 75 yıl yaşayan bir kişi 10 – 15 yıl boyunca emekli maaşı alıp, ücretsiz sağlık sisteminden yararlanmaktadır. İŞTE BU ARTIK TIKANAN, İFLAS EDEN VE KENDİNE BİLE YABANCILAŞAN KÖHNE KAPİTALİST SİSTEMİN İŞİNE GELMEMEKTEDİR. ARTIK İŞ GÜCÜNDEN ESKİSİ GİBİ VERİM ALINAMAYAN, BEDENEN VE ZİHNEN ÇÖKMÜŞ YA DA ÇÖKMESE BİLE ÇALIŞMADAN BİR KÖŞEDE EMEKLİLİK GÜNLERİ YAŞAYANLAR ARTIK SİSTEME YÜK OLARAK GÖRÜLÜP, DAHA FAZLA YAŞAMALARI İSTENMEMEKTEDİR..

• 2009 yılından bu yana rezerv ve resmi para birimi olmasa bile Bitcoin ( btc ) ve alt coinler artık milyonlarca insan tarafından kullanılmakta, bazı alış, veriş sitelerinde kabul edilmekte ve bunlar hızla çoğalmaktadır. Üstelik son iki, üç yıldır bazı dünyaca ünlü markalar ( Kodak gibi… ) Kendi coinlerini üretmekte, bazı bankalar alt yapılarını bu sanal paraya göre yavaş yavaş ayarlamaktadır.. ( Türkiye’de Akbank gibi ) İşte tam da bu noktada kimi çevreler kağıt paranın en iyi virüs taşıyıcısı ve yayıcısı olduğunu ileri sürmüş, bunun yerine sanal paranın kullanılması gerektiğini ısrarla belirtmiş ve propagandası yoğun olarak yapılmıştır.

• Kapitalizm sürdürülemez olan sistemini ve zaman zaman yaşadığı büyük krizleri ( örnek 1929 da Abd de başlayan ve tüm dünyayı etkileyen büyük buhran denilen devasa ekonomik kriz) genelde tüm krizleri savaş ve savaşın getirdiği yıkım ve bunun sonrasındaki yeniden yapılanmayla aşmaya çalışmıştır. Ancak iki büyük dünya savaşının yıkımı, insan kaybı ve maliyeti eskisi gibi bir seçenek görünmemektedir. Ayrıca insanlar eskiye nazaran gelişen internet, iletişim ve enformasyon çağında büyük oranda uyanmış, okuma, yazma oranı çok artmış ve böylece bir hiç uğruna kendisi gibi insanları savaş meydanlarında öldürmesinin, büyük acı ve yıkımlara neden olmasının anlamsızlığını günümüzde epeyce sorgular olmuştur. Bölgesel çatışmaları ve vekâlet savaşlarını saymazsak, son elli yılda küresel çapta büyük bir dünya savaşının şimdilik çıkmama nedenleri budur. Bir üçüncü dünya savaşının olmaması da dünya nüfusunun artışına tek neden değilse de, tali nedenlerden birisidir. Bu bağlamda virüsün önce birinci dalga deneme olarak kullanılmış olabileceğini öne sürenler mevcuttur..

• Elon Mask’ın bu virüsten çok önce insan beynine çip takılma çalışmalarını başlatması, üstelik gönüllü bazı insanların bunları kullanmaya başlaması ve virüsün başlamasıyla birlikte bu çipin çok gerekli olduğunun yoğun propagandasının başlatılmış olduğunu gözlemliyoruz. Bir de önemli bir iddia var ; 2021 de covid19 aşısının bulunacağını, ancak aşı ile birlikte süper nano teknolojisiyle söz konusu çipin deri altına gizlice yerleştirileceği söylentileri yoğun olarak konuşulmaktadır.

• Yazılımları ( işletim sistemi Windows ) bütün Dünya’da kullanılan Bill Gates, son zamanlarda aşı konusu ile yoğun olarak ilgilenmekte, çok sık olarak aşının çıkış tarihine ilişkin tahmini bilgiler ve açıklamalar yapmaktadır… Milyarlarca insana yerleştirilmeye çalışıldığı iddia edilen çip konusu ve yapay zekâ ile ilgili Elon Mask ve Bill Gates yoğun olarak uğraşmaktadır. Konuyla ilgili görüşlerine değer verdiğim bir YouTuber’ın videoları :

BILL GATES KİMDİR VE KARANLIK PROJELERİ ?

BİLDİĞİNİZ HER ŞEYİ UNUTUN, DÜĞMEYE BASILDI..

Sonuç olarak ;

Bu gün Covid19 ile ilgili güncel iki görüş mevcuttur.

• Birincisi resmi tüm ağızlarda ; virüsün Çin’in Wuhan şehrinde bir hayvan pazarında satılan yarasa ( ya da buna benzer yiyecek olarak tüketilen vahşi hayvanlar yüzünden yayıldığı )

• İkincisi virüsün labaratuvar da üretildiği, kasten ya da kazayla virüsün labaratuvar dışına çıkarak önce Çin’in Wuhan şehri, sonra tüm dünyaya yayıldığı iddiaları…

Evet… virüsün nasıl ortaya çıkıp, yayıldığına dair bu iki görüşe de eşit mesafedeyim. Ancak beni asıl ilgilendiren, virüsün ne şekilde ortaya çıkıp, yayıldığından ziyade insanlığın bu gün geldiği aşamadır. Çünkü insanlığın günümüzde geldiği bilinç/tekâmül aşaması beni asıl ilgilendiren konudur. Zira virüs, savaşlar, yoksulluk, ekolojik yıkım… v.s..Bunları tek başına tartışmak ve bunlara sistemin içinde bir takım geçici iktisadi çözümler aramak, bizi yeldeğirmenine saldıran Don Kişot olmanın ötesine götüremez.

Sorun, insanın ta kendisinde…

Yazılarımı okudukça düşünce sistemimi ve ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız…İlk defa düşüncelerime en yakın hissettiğim tek insan, bilge kişi Hervé Abajoli ( 25 yıllık bir birikimle yazılan “Büyük Sır Üstadı” kitabının yazarı ) bakınız şu YouTube videosunda neler söylüyor ;

En derin Saygı ve Sevgilerimle Timur Türker / 14.05.2020 / 00:14

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s