İLK YAZIMIZ : KURTLAR VADİSİ DEĞİL, FİKİR VE DÜŞÜNCELER VADİSİ…

Değerli blog okurları ve sevgili takipçilerimiz…

İlk yazımızı, blog başlığını

felsefe_400x400_Fotor_Collage.jpg

kullanarak yazmayı uygun buldum. Ancak bu yazı “Kurtlar Vadisi” isimli dizinin eleştirildiği bir yazı olmasının ötesinde, onun simgeselliğinde ve onun temsil ettiği alaturka, arabesk siyasal/toplumsal kültür etrafında,çok daha geniş kapsamlı eleştirilerin olduğu bir yazıdır.

Hepinizin bildiği gibi özellikle son on beş yıldır Türkiye; bilimde, sanatta, eğitimde, kültürde, sporda, aklınıza gelebilecek her alanda “geriye” doğru gidip, yozlaşmakta ve tersine doğru bir evrim geçirmektedir. Sanıyorum bu ülkede doğup, büyümüş, yaşayan akıl, vicdan ve insaf sahibi olan, ortalama bir zekâ, ortalama bir genel kültürde olan herkes, hangi politik dünya görüşüne sahip olursa olsun, bu tespiti yerinde bulacağına inanıyorum(!), umuyorum(!)

Ülkemizin ve toplumumuzun yaşadığı bu geriye gidişin nedenlerini açıklamak için sadece kişiler, toplumsal katmanlar, siyasi partiler ve onların dayandıkları ideolojilerin eleştirileri üzerinden basit metotlar geliştirmenin bizi doğru ve rasyonel sonuçlara ulaştıramayacağını düşünerek, yaşadığımız bu olumsuzlukların karanlık dehlizlerine, bütünsel ve eklektik bir yöntem izleyip, inerek, elimden geldiğince tarafsız biçimde çareler aramaya çalıştım. Çareler ararken bırakın karşı olduğum, eleştirdiğim ideoloji ve soyut inançları, kendi savunmuş olduğum, doğru olduğuna inandığım biricik doğrularda dahi kusurlar arayarak hiç acımadan bu yola çıktım. Çünkü inanıyorum ki izlemeye çalıştığım ( ne derece başarılı olacağım ve ne derece bu metoda kendim sadık kalacağım, kendim ve hepimiz göreceğiz ) Bu tarafsız ve “kendine” dahi acımasız metodoloji ile en azından içinde yaşadığım topluma bir nebze de olsa faydalı olmayı, ( karşıt fikir cephelerinde yer aldığım / alacağım ama aynı zamanda bazı insaf ve tarafsız akıl sahiplerine en azından, aynı düşünme mecrasında olmasak bile “acaba mı” ? ) diye düşündürebilir ve akıllarında soru işaretleri oluşturabilirsem bu blog amacına ulaşmış olacak.

Değerli dostlar,

Bu toplumun ve onu idare eden devlet erkinin ( 2001 den beri yöneten parti/devletin) bu ülkenin başına sardığı kötülüklerin en önemlileri; akıl, mantık, bilim üçlüsünün işletilmemesine ek olarak, sorunların günlük ve tribünlere yönelik “çok hızlı” bir şekilde sözde çözümlenmesine yönelik günü kurtaran arabesk politikalardır. Ancak tabi ki bu, bu günün sorunları değildir. 1950 li yıllardan beri başta amerika başta olmak üzere bir kaç emperyalist devletin yerli işbirlikçileri ile “toplumu içten ve dıştan zombileştirme” ye yönelik, uzun ve istikrarlı çalışmalarının ürünüdür. Bu süreçte toplumun içinde ki ihanet şebekeleri, defalarca kendisini ilan eden kimi BOP eş başkanları(!) toplumu sözde iki kutba bölmüş ve halende bu sözde bölünmeyi ve çelişkileri derinleştirmeye çalışmaktadırlar. Bir yanda iktidarın bilgisizleştirilmiş, zombi kitlesi önünde, toplumun dinamosu Cumhuriyetçileri aşağılamak için kullandığı tabir ile “Jakoben / Kemalist Elitist Cumhuriyetçiler ( bin türlü isim taktıkları, yani onların deyimi ile her kötülüğün anası saydıkları : CeHaPe” liler ), diğer yanda sözde dini bütün, muhafazakâr, sözde köylücü ( ama tarımı ve köylüyü haritadan, yaşamın gerçeğinden adeta silen ) islamizasyoncu / din faşisti bir iktidar arasında şekillenen bir kayıkçı kavgası sürüp gitmektedir. Günümüzde maalesef CHP, Cumhuriyetçi Türk Devriminin ideallerinden uzaklaşarak “sosyal demokrasi” isimli, bizim tabirimizle ; “iyi gözüken, zehirli ve çok kötü”, yıkıcı bir ideolojinin etkisi altındadır.. Bakınız sosyal demokrasi ile ilgili detaylı bilgi : https://yadi.sk/i/eR6CVNjc3PPo2H ( Sosyal Demokrasi gibi Cumhuriyet devrimlerinin içini boşaltan nedenleri daha iyi öğrenmek isterseniz kitap tavsiyemiz : Prof.Dr.Çetin Yetkin’in “KARŞI DEVRİM” kitabını mutlaka okumanızı tavsiye ederiz )

Halkı kandırmaya çalışan bilgisiz, cahil ve mankurt dincilerin Cumhuriyet değerlerini değersizleştirmek için ikide bir her fırsatta halka üstten bakan, elitist “Jakoben Kemalistler” diye çatallı dillerine doladıkları “JAKOBENİZM” bakalım neymiş: Prof.Dr.Taner Timur: “JAKOBENİZM DÜŞMANLIĞI DEVRİM DÜŞMANLIĞIDIR > Bakınız : https://yadi.sk/i/Bi-Z-NCm3PPq3x

Değerli okurlar

Görmüş olduğunuz gibi cehalet ve karanlık dolu iktidarlarını sürdürebilmek, Cumhuriyet devrimlerini halkın gözünde küçük düşürebilmek için, halkın bilinç altına Cumhuriyetçi, ilerici insanların, halkın manevi değerlerini küçümseyen, burjuva bir azınlık olduğunu aşılamak istemişlerdir. Ancak ortalama bir zeka, ortalama bir genel kültüre sahip olan herkes bunun böyle olmadığını görmüş ve anlamıştır. İktidarın şablonik ve bayat söylemleri gün be gün çökmekte, kendi kitlesine dahi kabak tadı vermektedir.

Gelelim yazımızın başlığına: “Kurtlar Vadisi Değil, Fikir ve Düşünceler Vadisi”

Kurtlar vadisi dizisini, geçmişteki ve günümüzdeki sağ iktidarların arabesk, ataerkil, yobaz ve arkaik niteliklerini bu dizinin kendisinde nesnelleştirmek istediğim için bu başlığı kullandım. İki fotoğraf, iki fotoğraf üzerinden cahil ve bindirilmiş kitlelerin bok çukuru bilinç altlarına yapılan başarılı bir saldırı.

1.Solda ki fotoğraf: İskender Büyük şahsında güya vahşi / faşist / hantal / bütün kötülüklerin anası(!) Kemalist ve kendi deyimleriyle eski Devlet yargılanıyor ( siyasal islamcı ve kimi bazı kuyruk solcuları bu potada birleşmişlerdi )

2.Sağda ki fotoğraf: Serbest Piyasacı, mafyacı, sözde kabadayı, racon kesen, liberal, iş bitiren, yengeç yürüyüşlü, arabesk ve kubur ruhluların tapındığı, Yeni Türkiye’yi temsil eden Polat Alemdar…

Bu dizide aklımda kalanlar, bu dizinin bana verdiği kültür : Başkalarının birikimlerine zor gücü ile çökmek ( el koymak, yağmalamak ) , haşerat öldürür gibi insan öldürmek, hukuk dışılık, kanunsuzluk, siyah takım elbise, beyaz gömlek, yengeç gibi dayı yürüyüşü, T.C.Ordusu ve komutanlarının suçlu ( sözde örgüt #Ergenekoncu ) göstermek ya da ima etmek, kan, kin, intikam, alabildiğince lüks mekânlar, lüks otomobiller, kurulan kumpas ve entrikalar…Kısacası bu günkü iktidar ve bir kısım toplum yapısını gösteren sosyolojik bir ayna olarak gördüm bu diziyi ve bu başlığı kullandım…

Son olarak;

Kolay ve basit düşünme, düşünme tembelliğini adet haline getirme, her işi kurnazlıkla kolay yoldan halletme, yaşamını başkalarının kayıp ve zararları üzerine kurup, bunu lastik gibi ne yana çeksen, o yana uzayan dini kılıflar uydurma yöntemlerini terk ettiğimiz gün bu ülke ve toplumun gelişeceği gündür..

Kubilay Devrim…

Saygılarımla..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s